Dünyadaki Türk Şehitlikleri
Adriyatik’ten Pasifiğe, Türk mührünün vurulduğu her toprağa bırakılan aziz emanetlerin izinde... Gurbet rüzgarlarının estiği topraklarda yatan mehmetçiklerimizin, 34 farklı ülkede yükselen o sönmeyen vatan ocaklarının öyküsü.
ALMANYA/BERLİN
Berlin Türk Şehitliği, sadece tarihi bir anıt değil, aynı zamanda hüzünlü bir dönüşümün hikâyesidir. Bu alanın kökeni, I. Dünya Savaşı’ndan çok daha önceye, Osmanlı’nın Prusya nezdindeki ilk daimî elçisi Ali Aziz Efendi’nin 1798 yılında Berlin'de vefat etmesi üzerine Kral tarafından defin için arazi tahsis edilmesine dayanır. Zamanla bu alan, I. Dünya Savaşı'nda yaralanıp tedavi için Berlin'e getirilen ve orada vefat eden mehmetçiklerin de buraya defnedilmesiyle bir şehitlik kimliği kazanmıştır. 1922 yılında Ermeni teröristlerce şehit edilen Cemal Azmi Bey ve Bahaeddin Şakir Bey, hâlen burada medfundur. Sadrazam Talat Paşa da Berlin’de Ermeni teröristlerce şehit edildiğinde ilk olarak bu şehitliğe defnedilmiş, ancak 25 Şubat 1943 tarihinde mezarı İstanbul’a taşınmıştır. Bugün Berlin Türk Şehitliği, sadece tarihi bir anıt değil, Almanya’daki Türk toplumunun en önemli manevi ve kültürel merkezlerinden biri haline gelmiştir.
ÇEKYA PARDUBİCE VE HODONÍN
Osmanlı Devleti’nin müttefiki Avusturya-Macaristan’a destek için gönderdiği 15. Kolordu’nun Galiçya cephesindeki ağır kayıpları, Çekya topraklarında hüzünlü izler bırakmıştır. Pardubice ve Hodonín gibi kentlerdeki saha gerisi hastanelerde salgın hastalıklar, yetersiz beslenme veya ağır yaralanmalar sonucu vefat eden binlerce askerimiz, bugün bu ülkede bulunan ve titizlikle korunan resmî şehitliklerimizde yatmaktadır. Bu mekanlar, Galiçya’nın o zorlu cephe gerisi mücadelesinin ve vatanından uzakta can veren adsız kahramanların sönmeyen birer anıtıdır.
MALTA/MARSA
Malta’daki Marsa Türk Şehitliği, hem mimari güzelliği hem de yapılış hikayesiyle dünyada eşine az rastlanır, onurlu bir örnektir. I. Dünya Savaşı sırasında adada bulunan Türk savaş esirleri tarafından bizzat inşa edilmiş olan bu şehitlik, esaret altındayken bile milli onuru ve estetiği koruma azminin somut bir kanıtıdır. Şehitlikte, I. Dünya Savaşı esirlerinin yanı sıra, daha önceki Osmanlı deniz seferlerinde şehit düşenlerin de anısı yaşatılmaktadır.
JAPONYA/KUSHIMOTO
Uzak Doğu'nun en hüzünlü ve en sembolik Türk izi, sarsılmaz bir dostluk trajedisine ev sahipliği yapan Kushimoto'daki Ertuğrul Şehitliği'dir. 1890 yılında, Japonya'ya yapılan iade-i ziyaret dönüşünde Wakayama açıklarında tayfuna yakalanarak batan Ertuğrul Fırkateyni'nin 500'den fazla denizcisi Kushimoto'da şehit düşmüştür. Japon köylülerinin kazazedeleri kurtarmak için gösterdiği büyük fedakarlık, bugün iki ülke arasındaki sarsılmaz dostluğun temeli olarak kabul edilir. Kushimoto'daki anıt ve müze, o hazin kazanın ve dostluğun sembolüdür.
GÜNEY KORE/BUSAN
Busan kentindeki Birleşmiş Milletler Anıt Mezarlığı kompleksi, Kore Savaşı’nda (1950-1953) şahadet mertebesine erişen 700'den fazla Türk askerinin ebedi istirahatgahıdır. Türkiye, Kore'ye tugay düzeyinde katılmış ve savaşın en kritik anlarında gösterdiği kahramanlıkla büyük takdir toplamıştır. Busan'daki Türk bölümü, bugün Kore halkının Türk milletine duyduğu minnetin ve ortak tarihin canlı bir hatırlatıcısıdır.
ÜRDÜN
Şeria vadisinde bulunan Salt Türk Şehitliği, I. Dünya Savaşı'nın son aylarındaki geri çekilme ve savunma muharebelerinin bir mezarlık hafızası na nasıl dönüştüğünü gösterir. Şehitlik, 1918 yılında Sina-Filistin hattından geri çekilen Osmanlı ordusunun İngilizlere karşı verdiği çetin savunma muharebelerine adanmıştır. Savaşın sonuna kadar toprağını savunan mehmetçiğin kararlılığını ve Ortadoğu coğrafyasındaki son Osmanlı izlerini belgelendirir.
Dünyanın neresinde olursa olsun, şehitliklerimizin mülkiyet tescili, bakım-onarım ve restorasyon süreçleri T.C. Dışişleri Bakanlığı tarafından sahadaki temsilcilikler aracılığıyla titizlikle takip edilmektedir. Son yıllarda Bükreş’teki hasarların giderilmesi, Yunanistan Pire Şehitliği’nin tescili veya Ukrayna Strijavka’daki dikilitaşın restorasyonu gibi çalışmalar bu hassasiyetin örnekleridir. Yurtdışındaki Türk şehitlikleri, Türk milletinin hafızasında diri kalmaya, anma törenlerine ev sahipliği yapmaya ve vatan sevgisinin sınır tanımadığını, karlı Baltık kıyılarından yanık Ortadoğu çöllerine kadar her yerde atalarımızın kanıyla yazıldığını gelecek nesillere anlatmaya devam edecektir. Bu mekanlar, sınırları aşan ve hiç sönmeyen birer vatan ocağıdır.