Dünyadaki Türk Şehitlikleri

Adriyatik’ten Pasifiğe, Türk mührünün vurulduğu her toprağa bırakılan aziz emanetlerin izinde... Gurbet rüzgarlarının estiği topraklarda yatan mehmetçiklerimizin, 34 farklı ülkede yükselen o sönmeyen vatan ocaklarının öyküsü.

Dünyadaki Türk Şehitlikleri
Atalarımızın kutlu yürüyüşü hiçbir zaman tek bir coğrafyaya hapsolmadı; at sırtında Altaylar'dan Tuna'ya uzanan atalarımız, nallarının değdiği, kanının damladığı her toprağa mühür bıraktı. Bu mühürlerin en hası, en kutsalı ise; ay yıldızlı sancağın gölgesinden uzakta, gurbet rüzgarlarının estiği topraklarda yatan mehmetçiklerimizin emaneti olan şehitliklerimizdir. Dünyanın 34 farklı ülkesine serpilmiş bu vatan parçaları, bizim için sadece birer mezar taşından ibaret değil. Onlar, Türkistan'dan Selçuklu'ya Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan o çetin yolda, Türk’ün töresini ve vefasını yaban ellere kazıdığı ocaklarımızdır. Küresel ölçekte bu envantere bakıldığında, şehitliklerin belirli tarihsel dönemlerde ve coğrafi hatlarda yoğunlaştığı görülmektedir. En büyük kümelenme, I. Dünya Savaşı'nın Galiçya, Romanya, Makedonya gibi Avrupa cepheleri ile Sina-Filistin hattı gibi Ortadoğu cephelerine dayanır. Ayrıca, Avrupa'nın içlerindeki esir kampları ve hastanelerde vefat edenlerin defin alanları da bu kümededir. Balkan coğrafyasında Osmanlı hakimiyeti döneminden kalan ve sonradan anıtlaştırılan gömü mekanları ile 93 Harbi veya I. Dünya Savaşı'nda esir düşüp Baltık ülkelerine veya Uzak Doğu'ya sevk edilirken vefat edenlerin hatıraları bu envanterin diğer önemli parçalarıdır. Cumhuriyet dönemi ise Kore Savaşı'nda BM gücü bünyesinde savaşan ve şehit düşen Türk tugayı mensuplarının yattığı Güney Kore'deki Busan kenti ile bu hüzünlü coğrafyaya eklenmiştir.

ALMANYA/BERLİN 

Berlin Türk Şehitliği, sadece tarihi bir anıt değil, aynı zamanda hüzünlü bir dönüşümün hikâyesidir. Bu alanın kökeni, I. Dünya Savaşı’ndan çok daha önceye, Osmanlı’nın Prusya nezdindeki ilk daimî elçisi Ali Aziz Efendi’nin 1798 yılında Berlin'de vefat etmesi üzerine Kral tarafından defin için arazi tahsis edilmesine dayanır. Zamanla bu alan, I. Dünya Savaşı'nda yaralanıp tedavi için Berlin'e getirilen ve orada vefat eden mehmetçiklerin de buraya defnedilmesiyle bir şehitlik kimliği kazanmıştır. 1922 yılında Ermeni teröristlerce şehit edilen Cemal Azmi Bey ve Bahaeddin Şakir Bey, hâlen burada medfundur. Sadrazam Talat Paşa da Berlin’de Ermeni teröristlerce şehit edildiğinde ilk olarak bu şehitliğe defnedilmiş, ancak 25 Şubat 1943 tarihinde mezarı İstanbul’a taşınmıştır. Bugün Berlin Türk Şehitliği, sadece tarihi bir anıt değil, Almanya’daki Türk toplumunun en önemli manevi ve kültürel merkezlerinden biri haline gelmiştir. 

ÇEKYA PARDUBİCE VE HODONÍN

Osmanlı Devleti’nin müttefiki Avusturya-Macaristan’a destek için gönderdiği 15. Kolordu’nun Galiçya cephesindeki ağır kayıpları, Çekya topraklarında hüzünlü izler bırakmıştır. Pardubice ve Hodonín gibi kentlerdeki saha gerisi hastanelerde salgın hastalıklar, yetersiz beslenme veya ağır yaralanmalar sonucu vefat eden binlerce askerimiz, bugün bu ülkede bulunan ve titizlikle korunan resmî şehitliklerimizde yatmaktadır. Bu mekanlar, Galiçya’nın o zorlu cephe gerisi mücadelesinin ve vatanından uzakta can veren adsız kahramanların sönmeyen birer anıtıdır.

MALTA/MARSA 

Malta’daki Marsa Türk Şehitliği, hem mimari güzelliği hem de yapılış hikayesiyle dünyada eşine az rastlanır, onurlu bir örnektir. I. Dünya Savaşı sırasında adada bulunan Türk savaş esirleri tarafından bizzat inşa edilmiş olan bu şehitlik, esaret altındayken bile milli onuru ve estetiği koruma azminin somut bir kanıtıdır. Şehitlikte, I. Dünya Savaşı esirlerinin yanı sıra, daha önceki Osmanlı deniz seferlerinde şehit düşenlerin de anısı yaşatılmaktadır. 

JAPONYA/KUSHIMOTO

Uzak Doğu'nun en hüzünlü ve en sembolik Türk izi, sarsılmaz bir dostluk trajedisine ev sahipliği yapan Kushimoto'daki Ertuğrul Şehitliği'dir. 1890 yılında, Japonya'ya yapılan iade-i ziyaret dönüşünde Wakayama açıklarında tayfuna yakalanarak batan Ertuğrul Fırkateyni'nin 500'den fazla denizcisi Kushimoto'da şehit düşmüştür. Japon köylülerinin kazazedeleri kurtarmak için gösterdiği büyük fedakarlık, bugün iki ülke arasındaki sarsılmaz dostluğun temeli olarak kabul edilir. Kushimoto'daki anıt ve müze, o hazin kazanın ve dostluğun sembolüdür. 

GÜNEY KORE/BUSAN 

Busan kentindeki Birleşmiş Milletler Anıt Mezarlığı kompleksi, Kore Savaşı’nda (1950-1953) şahadet mertebesine erişen 700'den fazla Türk askerinin ebedi istirahatgahıdır. Türkiye, Kore'ye tugay düzeyinde katılmış ve savaşın en kritik anlarında gösterdiği kahramanlıkla büyük takdir toplamıştır. Busan'daki Türk bölümü, bugün Kore halkının Türk milletine duyduğu minnetin ve ortak tarihin canlı bir hatırlatıcısıdır. 

ÜRDÜN

Şeria vadisinde bulunan Salt Türk Şehitliği, I. Dünya Savaşı'nın son aylarındaki geri çekilme ve savunma muharebelerinin bir mezarlık hafızası na nasıl dönüştüğünü gösterir. Şehitlik, 1918 yılında Sina-Filistin hattından geri çekilen Osmanlı ordusunun İngilizlere karşı verdiği çetin savunma muharebelerine adanmıştır. Savaşın sonuna kadar toprağını savunan mehmetçiğin kararlılığını ve Ortadoğu coğrafyasındaki son Osmanlı izlerini belgelendirir.

Dünyanın neresinde olursa olsun, şehitliklerimizin mülkiyet tescili, bakım-onarım ve restorasyon süreçleri T.C. Dışişleri Bakanlığı tarafından sahadaki temsilcilikler aracılığıyla titizlikle takip edilmektedir. Son yıllarda Bükreş’teki hasarların giderilmesi, Yunanistan Pire Şehitliği’nin tescili veya Ukrayna Strijavka’daki dikilitaşın restorasyonu gibi çalışmalar bu hassasiyetin örnekleridir. Yurtdışındaki Türk şehitlikleri, Türk milletinin hafızasında diri kalmaya, anma törenlerine ev sahipliği yapmaya ve vatan sevgisinin sınır tanımadığını, karlı Baltık kıyılarından yanık Ortadoğu çöllerine kadar her yerde atalarımızın kanıyla yazıldığını gelecek nesillere anlatmaya devam edecektir. Bu mekanlar, sınırları aşan ve hiç sönmeyen birer vatan ocağıdır.